İçeriğe geç

Haziran Seçimleri

Herkes sıkça konuşmaya başladı. Siyaset yine ağızlarda. Bu iyi bir şey aslında. Ben bugün siyasetin farklı değinildiğine sizlere değinmek istiyorum.

Nasıl Farklı Değiniliyor?
En basit örneği; Seçimi kazanacak olan taraf belli, Erdoğan seçimi hile karıştırıyor. Şimdi değerli kardeşim, kazanacak olan taraf belli ve seçimin tek turda biteceğini tüm dünyada biliyor. Ancak, benim burada anlam veremediğim nokta, neden kendini salak yerine koyuyorsun? Salak yerine koyuyorsun çünkü, sende biliyorsun seçime hile karıştırılmadığını. Diyelim ki seçimlere hile karıştırıyorlar. Buna neden karşı koymuyorsun? Sen salak mısın? Böyle bir durum yok ama olduğunu düşünüyoruz madem ve sende karşı koymuyorsun, evet abicim sen salaksın. Madem seçimlere hile karışıyor, İzmir, Aydın neden hile ile sağ bir partiye verilmiyor?

****    ****    ****    ****    ****

Ben sana hemen söyleyeyim, çünkü seçimlere hile falan karıştırılmıyor. Siz seçimi kaybedince, kazanan tarafa iftira atmakta çareyi buluyorsunuz. Yani kendi kendinizi avutmaya çalışıyorsunuz. Bu bir acizliktir, bunu bilin ve çözüm arayın, daha fazla çalışın.

Muharrem İnce olayına değinmeden geçmek istemem. Muharrem İnce’yi sen parti genel başkanlığına layık görmedin, ülkenin başkanlığına nasıl layık görürsün? Partin, ülkemizden daha mı önemli? Bu durumda iki şey çıkar ortaya;

  1. Partin, ülkemizden daha önemli…
  2. Koltuk tatlı geldi…

Şimdi bunları ben yorumlamak istemem, bunları yorumlamak siz değerli okuyucularımın hakkıdır.  Yorumlarınızı, mail adresime mutlaka bekliyorum. Cumhurbaşkanı’na, yıllardır seçimlere hile karıştırıyor dediniz, kanıtınız yok. Diktatör dediniz, böyle bir şey zaten yok. Nedenini hemen açıklayayım; Cumhurbaşkanı ile ilgili istediğinizi yazıp çizebiliyorsunuz ve karşılığında bir zarar görmüyorsunuz. Bu çok özgürlülüktür. Özgürlüğünde fazlası zarardır. Bunu atlamayalım.

 

Biriside kalkmış bana ”Ekonomimiz çok kötü” diyor. Kendisi devlet memuru, altında 100 bin liralık araba var, oturduğu ev rezidans. Gerçekten ekonomimiz kötüymüş. Ben ticaret ile uğraşıyorum evim kira, aracım hala yok ama halime şükür.

Ekonomimiz kötü diyebilmeniz için, 1999 yılındaki gibi kepenklerin kapanması lazım. Cenazelerin, hastanelerde rehin kalması lazım, dolmuş değil, ekmek kuyruğunda, şeker kuyruğunda bekliyor olman lazım. Ben yazıp çiziyorum ve sizlerden bir kısmınız okuyunca Ak Parti yalakası diyeceksiniz ama ben en azından bazı kesim gibi nankörlük yapmıyorum. Dünyada ne olursan ol, ister zengin, ister fakir ama nankör olma…

M. Çağatay Kılınç

E-Posta: mck@aydinliyazar.com
İnstagram: https://www.instagram.com/aydinliyazar/
Twitter:  https://twitter.com/aydinliyazar
Facebook: https://www.facebook.com/aydinliyazar/

Tarih:Siyaset

Tek Yorum

  1. Bilal Bilal

    Şükürsüzler nankörlük edip duruyor.90’ların Türkiyesini bilmiyorlar heralde.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir