Kadın Cinayetlerinin Artışı

SEN ANLAT KARADENİZ

Şuan ben bu satırları yazarken, ATV ekranlarında 3. sezonuna giriş yapan bir dizi başladı. Evet, ”Sen Anlat Karadeniz” dizisi başladı. Kadın cinayetlerinin hat safaya çıktığı bu dönemler de, herkes Sen Anlat Karadeniz’e yükleniyor. Peki Sen Anlat Karadeniz, sizce kadın cinayetlerini teşvik ediyor mu?

Tartışmaya başlayalım o halde… Dizide, kesinlikle kadına şiddeti özendirecek bir sahne yok. Dizi tamamen, kadına olan şiddetin yanlış olduğunu ve ne yazık ki ülkemizde, ona benzer birçok olayın olduğunu anlatıyor. Dizinin Nefes’i, Nefes Kaleli, önceki kocası olan Vedat’ın şiddetinden, oğlu Yiğit ile birlikte kaçıp, Karadeniz’e, Deli Tahir’in evine sığınıyorlar. Asıl kahraman, altını çiziyorum başrol oyuncusu Ulaş Tuna Astepe, yani dizinin Deli Tahir’i, Nefes’e aşık. Öykü Gürman’ın seslendirdiği müziğe kulak verirseniz de; ”Nefesum haramdur, yangınım dinmez. Anlat Karadeniz, nefesum yetmez.” diyor. Tahir’in, Nefes’e olan aşkını ve aşkının haram oluşunu anlatıyor. Aslında bu dizinin konusu; Kadına şiddete dur, imkansız aşkın yine kavuşması durumu var. Yani, klasik bir Osman Sınav hikayesi ve reytinglerin sahibi.

Çiviyi Çiviyle Söker

Deli Yürek, Kurtlar Vadisi, Acı Hayat, Sakarya Fırat ve Sen Anlat Karadeniz gibi dizilerin yapımcılığını yapan Osman Sınav, ilk defa çiviyi Sen Anlat Karadeniz’de, çiviyle sökmedi ki. Deli Yürek dizisinde, kahraman Yusuf Miroğlu karakteri, mafya babası değil ve aksine mafyaya savaş açmış, Aydın’lı bir gençti. Miroğlu, Üsküdar’daki terör saldırısında, tesadüfen orada bulunuyordu ve o saldırıyı geri püskürterek, Türkiye gündemine oturmuştu. Devlet onu birçok kez emrine almaya çalışsa da, o ”Emir almaktan hoşlanmam.” diyerek, hep geri çekildi ve mafyaya karşı savaş açtı. Nefsi müdafaa durumlarında ise, silahına başvurdu.

Osman Sınav Deli Yürek ve Kurtlar Vadisi’nde, mafya düzenini eleştirirken ve mafyayı bitirmeyi amaçlarken, hep silah kullandı. Acı Hayat’ta ise, durum biraz farklıydı. Bu sefer orada, zenginlerin mafyalaştığını ve bu düzene bir aşk uğruna girip, mafyaya karşı savaş açan, Mehmet Kosovalı’nın hikayesini izledik.

İşte demem o ki, Osman Sınav bir şeyleri eleştirirken, eleştirdiği maşayı da kullanıyor. Orada aslında şu mesajı veriyor; ”Türkiye’de böyle olaylar, sık oluyor. Yanlış yoldayız, kendimize çeki düzen verelim.”

Biz vatandaşlar ise; ”Yusuf Miroğlu’nun yürüyüşüne bak, silah çekişine, adamı vuruşuna bak… Polat’ bak, adliye binasından kaçtı… Kosovalı’ya bak, şehrin ortasında, mezbaha bastı ve 6 ölü, 8 yaralı bıraktı… Vedat’a bak, karısını nasıl dövdü…” gibi, bize anlatılmak istenilenin, tam tersini anlayarak, anladığımız gibi olaya dalıyoruz.

Peki, bizdeki bu hata neden kaynaklanıyor dersiniz? Çok basit çünkü, KİTAP OKUMUYORUZ…

M. Çağatay Kılınç

F: http://www.facebook.com/aydinliyazar
İ: http://www.instagram.com/aydinliyazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir