Devletten Yardım Bekliyormuş

Geçtiğimiz hafta ülkeyi kasıp kavuran, bir kadın cinayeti işlendi. Üzerinde cahiller çok durdu. Size okuduklarımı anlatmayacağım çünkü, okuduklarımı hepiniz okudunuz. Size, bizzat bana söylenenleri anlatacağım.

Tabi, İstanbul’da yaşadığımdan dolayı, ister istemez insanın kulağı delik oluyor. Çeşitli duyumlar alıyoruz. Bu duyumları, duyum olarak değil de, bizzat duyan olmak ise, gerçekten acı verici.
Birkaç kişiyle oturuyoruz, adamlar neler diyor… ”Kadınlar bazen dayağı hakediyorlar.” Bunu diyen adam, 60-65 yaşlarında birisi. Muhtemelen kendisi de zamanın da, karısını dövmüştür. Kadınlar bazen dayağı hakediyor ne demek ya? Yutkundum, babamdan büyük adama saygısızlık yapmayayım diye, sessizce oradan çıktım.

Ancak, gün geçmedi ki, bir başka cahil, ama bu sefer gerçekten okumuş cahil. Neler dedi bir bilseniz… ”Bizim basınımız son olayı gösteriyor. Adam, kadını öldürmüş, vay efendim kadın cinayeti. Bu olayın başlangıcını araştırsana, kadın, adama ne yapmışta, adam kadını öldürmüş?” Okumuş cahilimiz ise, resmen kadını haksız buluyor ve adamı haklı çıkarmaya çalışıyor. Ben, bu gibi durumlara gerçekten çok üzülüyorum. Diyelim ki, kadın orada haksız, yine ölmeyi haketmiyordu. Ya 10 yaşındaki o kız çocuğu, bir şerefsiz baba yüzünden, tüm erkeklere cani gözüyle bakacak ve bu yaşadığından dolayı ise, tüm ömrünü şüphe ile geçirecek.

Maddi Durumum Yok,
Devlet Yardım Etsin!

Katilin maddi durumu yokmuş, devletten yardım bekliyormuş. Devlet sana neden yardım edecek? PKK’lı birinin boğazını kestin de veya, FETÖ’cü birisini öldürdün de, bizim mi haberimiz yok? Sen bir anneyi, cennetin anaların ayakları altına serilen bir kadını öldürdün. Sen, insanlığı öldürdün.
Ağzını açan, bu ülkede kadınlara çok verildi diyor. İstanbul Sözleşmesi diyor… Nerede hakkı? Şort giydi diye dayak yiyen kadın, tecavüz edilip, öldürülen kadın, gece sokağa çıkamayan kadın… Nerede hakları? Erkekler hiçbir zaman kılık kıyafetinden dolayı dayak yemedi. Zinayı zevki uğruna yaptı, ”Vay, adam oldun.” diye sırtı okşandı, geceleri ise, istediği saatte eve gelip, istediği saatte evlerinden ayrıldılar.

Şimdi size soruyorum, Emine Bulut ne yapmış olsun ki, ölümü haketsin?
“Kasden öldürmede kısas vardır. Ancak, maktulün velisinin affetmesi halinde durum değişmektedir.” Kur’an-ı Kerim’e göre, Emine Bulut’un katilinin öldürülmesi gerekmektedir.

Adam öldürme fiiline bağlı olan maslahatlar ve zararlar sebebiyle bu fiil vacip/farz, caiz/mubah, mendup, haram ve mekruh gibi kısımlara ayrılır.
Farz: Düşman savaşçının bütün teklifleri kabul etmeyip, savaşmaya devam ettiği zaman öldürülmesi farzdır.
Haram: Kanının dökülmesi caiz olmayan masum kimsenin öldürülmesi haramdır.
Mekruh: Bir kimsenin, kâfir olan hasmını Allah’a ve Resulüne sövdüğü zaman onu öldürmesi mekruhtur.
Mübah: Kısas tatbik edilecek kimseyi veya devlet başkanının savaş esirini öldürmesi mubahtır. Çünkü o maslahata göre öldürüp öldürmemekte serbesttir. Nefis müdafaası için saldırganı öldürmek de mubahtır. Mallara saldıran kişilerin öldürülmesi de caizdir.
Canlara saldıran kişilerin öldürülmesine gelince saldıran bir hayvan veya kâfir ise öldürülmesi vaciptir, Müslüman ise bunun vacip olup olmadığı konusunda iki görüş vardır.
Mendup olan öldürmeye gelince; saldırgan kişinin öldürülmesinin vacip olmadığını söylediğimiz durumlarda öldürmek menduptur.
Dört büyük mezheb imamı, öldürmenin mübah olduğu halleri şu şekilde sıralarlar:
Bir kimse yabancı birisinin evine girdiğini; yabancı bir erkeği karısı veya yakın akrabası ile zina ederken görse onu öldürmesi helâldir. Katile kısas gerekmez. Zina, erkekle kadının rızası sonucu oluşmuşsa Hanefi ve Hanbelîlere göre kadının kocası onları suçüstü yakalaması halinde her ikisini de öldürebilir. Eğer erkek, kadını zinaya zorlamışsa kadının bu erkeği öldürmesi mübah görülmüştür. Ancak sonradan zina ettiğini öğrenirse o takdirde öldüremez. Buna devlet yetkilileri ceza verir. Bu durumda erkek karısını boşayabilir.

www.sorularlaislamiyet.com

M. Çağatay Kılınç

F: http://www.facebook.com/aydinliyazar
İ: http://www.instagram.com/aydinliyazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir