Şirinler’i Bu Şekilde Hiç Düşünmediniz

Ne yazık ki, göründükleri kadar masum değil. Aksine bir o kadar, bilinçli bir şekilde yapılmış.
Şirinler

Hepimizin severek izlediği, izlerken göremediği, güzel mi güzel, masum mu, masum bir çizgi film. Şirinler hayatımıza ilk kez 1958 yılında girmiştir. Şirinler’in ingilizce adı ”SMURF” yani, ” Small men Under Red Flag” yine yani, ”Kırmızı Baba Altındaki Sosyalist Adamlar”

Şirinler köyünde para geçmez. Herkes, ihtiyacı olan şeyleri bedavaya edinir. Herkes aynı standartta yaşam hakkına sahip. Hatta, tembel şirin bile. Şirin çileği tarlası diye, bir tarla vardır. Bu tarla, tek bir kişiye ait değil, tüm şirinlere aittir. Bizim dünyamıza baktığımız da, böyle bir düzen yoktur. O zaman şirinler köyünde diyebiliriz ki, komünizm bir yaşam vardır. Yani, şirinlerle bize, komünistlik anlatılmaktadır.

Öyle bir plan kurmuşlar ki, bizlere birçok şeyi çizgi filmlerle aşılamışlar. Karl Marx, ”Din afyondur” diyor. Karl Marx’a göre, ”Dini kıyafet giyenler, bu düzenin düşmanı ve din adamları altın peşinde koşan kötü insanlardır.” Şimdi size, Karl Marx’ın bu düşüncelerini niye yazdığımı, merak ediyorsunuz değil mi?
Şirin baba, kırmızı-kızıl şapka takan ve Karl Marx’a benzeyen, bir şirineydi. Aslında şirinlerde, herkes birşeyi temsil ediyordu. Gargamel, papaz cübbesi giyer ve dini sembolize ederdi. Kapitalizmin simgesi olan altın ve para düşkünlüğüyle bilinirdi. Sürekli şirinleri yemek istemesiyle, misyonerliği ifade ederdi. Kedisi Azman ise, ABD’nin peşinden ayrılmayan küçük ülkeleri sembolize ederdi. Şirine feminizmi, Süslü eşcinselliği, Güçlü şirin maço erkeği temsil ediyordu.

Şirinler Çizgi Filminin Yaratıcısı Kimdir?

Yaratıcı isim; Peyo, gerçek bir komünist. Çizgi filmle mesajlar vermek istedi ve başarılı oldu.

Olaya sadece müslümanlık veya şirinler olarak bakmamamız gerekiyor. Dinler bitirilmek isteniyor ve birçok dizi, film veya çizgi filmlerde, bunu işliyorlar. Mesela Pinokya’da ise, yalan söylemenin neredeyse kötü bir yanı yok gibi gösteriliyor. Toplumumuz bu şekilde ekarte edilmek istenmekte. Yalnızca bizim topluluğumuz değil, herhangi bir dine inanan herkes, bu şekilde ekarte edilmek isteniyor.

Mesela; Amerika’da yayınlanan bir filmde, ‘FETÖ’ terör örgütünün masum bir örgüt olduğu ve Türkiye’deki darbenin sorumlusunun, ‘FETÖ’ terör örgütü olmadığını gösterir. Bunlar, yahudilerin, bizim zihnimize karşı açmış olduğu savaştır.

M. Çağatay Kılınç

F: http://www.facebook.com/aydinliyazar
İ: http://www.instagram.com/aydinliyazar

Hayat içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir