Her Şey Şahsadır, Kuruma Değil!

Mavilerin arasında, pembe ve kırmızı karışımı, ne olduğu belli olmayan bir renk… Bukelemun misali.

Maviler itibarlıdır, muhtemelen bukelemunun başında bulunduğu kurum da, itibarlıdır. Ancak, şahıslar gelip geçici olacaktır ki, kurumun başına başkası geçtiğinde, itibar zedelenmesi yaşanabilsin.

Nedir İtibar?

İtibar, saygınlık demektir. İtibar güvenilirlik demektir. İtibar bir kuruma veya kuruluşa verilmez, direkt şahsa verilir. Ben hep itibar meselesine dikkat etmişimdir. Nereye gidersem gideyim, nerede bulunursam bulunayım, babamı ve dedemi tanıyanlar, beni tanımadan da güvenebiliyorlar. Durumu şöyle açıklayayım; Benim dedem 60 senelik tüccar. Yani, dedemin yaşı 80. Bu demek oluyor ki, 20 yaşından bu yana, ticaretle uğraşıyor. Ben Aydın’da, bilhassa Köşk’te, bir köye gittiğimde, Hacı Muzaffer Kılınç’ın torunu olarak, cebimde 5 kuruş para olmadan, adamlarla alışveriş yapabilirim. Niye, adam beni tanıyor mu, hayır. Neden güveniyor, çünkü ben Hacı Muzaffer Kılınç’ın torunuyum. Adam biliyor ki, bunlar da para kalmaz. Batsalar bile, arabalarını satarlar, evlerini satarlar, yine bana olan borcunu öderler, diye düşünüyor. Neden mi, çünkü itibar zedelenmesi, insanı öldürür. Öldürmekten kastım beden olarak ölüm değil, ruhen ölümdür. Bu şahıs ve şirket itibarıdır.

Kurumun İtibarı Nedir?

Kurumun itibarı diye bir şey yoktur. Kurumun itibarı, kurumun başındakinden gelir. Kurum itibarını ise, şu örnekle açıklamak isterim; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni 1994 yılından, geçtiğimiz döneme kadar, Ak Parti yönetimi yönetmiştir. 1 Haziran 2001- 1 Nisan 2004 tarihleri arasında, bağımsız belediye başkanı Ali Müfit Gürtuna hariç. Ali Müfit Gürtuna, 1 Haziran 2001 tarihinde, Fazilet Partisi’nden istifa ederek, bağımsız bir şekilde, yönetime devam etmiştir. Şimdi, 1994-1998 yılları arasında, cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’u yönetmiş ve ardından, yönetim Ali Müfit Gürtuna’ya geçince, aynı itibar olmaz. Sizlere daha iyi anlatabilmek için, günümüze geleyim. Önceki dönem büyükşehir belediye başkanımız, Sn. Mevlüt Uysal’ın yönettiği belediye ile, günümüz belediye başkanı Sn. Ekrem İmamoğlu’nun yönettiği belediye bir değildir. Nedenine gelecek olursak, benide yatırımcı bir iş adamı olarak düşünün. Ben belediyeyle 25 senedir iş yapıyor olabilirim ancak, şuan büyükşehir belediyesine mal tedarik etmeyebilirim, işini görmeyebilirim. Bunun sebebi ise, kurumu itibarsızlaştırmak değil, kişiyi itibarsızlaştırmaktır. Benim derdim kurum değil, kişidir.

Yani, uzun lafın kısası, başlıkta da belirttiğim üzere; Her şey Şahsadır, Kuruma Değil…

M. Çağatay Kılınç

F: http://www.facebook.com/aydinliyazar
T: http://www.twitter.com/aydinliyazar
İ: http://www.instagram.com/aydinliyazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir